30 Mart 2020 Pazartesi

NEREDE ?

Yokmuş zerrede karanlığın tânesi
Kursağımı yutan zindan nerede?! 
Bağrına basan sinede vîrânesi
Yâreli dilimdeki derman nerede?!

Aslı var iken gölgeyi gördüm
Durmandan ömrüme ismini ördüm
‘Ümit Kesme!’li emrin sordum
Kendime düşen hüsran nerede?!

Ne semtine baktım ne  toprağa
Tufandım katrede vardım ırmağa
Sîneme saplanan beyaz bayrağa
Pençesini vuran aslan nerede?

Yüz görmüşün yüzü handân imiş
Sakladığı bir  çizgide pinhân imiş
Noktadan gördüğüm burhân imiş
Hep kurguladığım isyan nerede?

Affet, gözüme çalan kara jengi.!
Affet, sensiz olan sesleri, rengi.!
Affet, ismine kurbân veren cengi.!
Eşiğinde yattığım sultan nerede?

Çifteler ile ordan oraya sürdüler
Rüyalarımı bir bir hayra yordular
Bir de tutup bu hâki sordular
Ayak altındaki umman nerede?



Handan: mutlu
Pinhan: gizli
Burhan: delil
Jeng: toz, pislik
Hâk: toprak



29 Mart 2020 Pazar

Düş

Bu kadar renkli görmeseydi gözlerim.
Belki de o kadar etkilemezdi düşündüklerim.
İstemediğim gerçeklerle baş başa kaldı düşlerim.
Yüzmeyi de biliyorum ama, neden acaba günden güne daha derinlere düşerim?
Bilirler her şeyi doğru ama niye yürüyüp dururlar eğri?
Kulağımda kesilmez bir melodi.
Yetişemedi fikirlerime ivedi sözleri.
Meczup, amansızca sesimi duyurmak istedi.
Beni bu kadar derinden etkileyen güzel kimdi?
Çık şu işin içinden çık şimdi...

25 Mart 2020 Çarşamba

Acı

Sizlerin aksine benim hayatım pek de hızlı geçmiyor. Görüyorum ki unutmayı bilmeyen insan herkesten uzun yaşıyor, bir de unutmayı bilen insan var o da herkesten uzun yaşıyor.
Zaman kavramı ne kadar da göreceli...

"İnsan anılara ne kadar duygularını katarsa unutması da o kadar zor olur." dedi Meczup.
Unutmayın ki unutulması en zor, acı olandır. Tek bir insan yoktur ki çektiği acıların izi yüzüne vurmamış olsun.

Kıymet bilmeyen insana yaşadığını hatırlaması için bir ödüldür acı.
Pek azlarının bildiği duygu acıdır aslında başımızın tacı.
Ne yazık ki anlamaya uygun değildir fıtratı; Ah, insanoğlunun aptal mizacı!
Uzun yaşamın sırrını soranlar oldu kimseler almak istemedi ilacı ve tıktılar kulaklarına tıkacı...

Bugünlerde pek azları acı söyler oldu. Doğru ya dost ne söylerdi?

Bir zamanlar adi kömür, elmasa demiş ki, 
"Sen niye bu kadar sertsin? Yakın akraba değil miyiz?”
 Kardeşlerim, ben de size soruyorum: 
Neden bu kadar yumuşaksınız, benim kardeşlerim değil misiniz?

En çok da kendimle konuşmayı severim çünkü bana karşı çekinmeden gerçekleri söyler.
Sahi, benim dostum kimdir?

Hatır

Hayatımızda ne kadar önemli ya da önemsiz bir takım olaylar yaşansa da geçmişe dönüp baktığımızda, bu anıların görünmeyen güzelliklerinin anılmasını isterim. Geçmişimiz birkaç güzel cümle, birkaç güzel kelimeyle anılsın, kalplerimiz her daim iyiye, güzele ve doğru olanda daim olsun. Algılarımız açık, zihnimiz berrak, kalemimiz ise her zamankinden keskin olsun. Niyetlerimiz her ne kadar iyi olsa da sözlerimiz daima dürüst kalsın isterim. En başta kendimize karşı dürüst olabilmeyi öğrenebilmeyi isterim. Derin düşünebilmeyi benden sonrakilere öğretebilmek isterim çünkü derin düşünen kimse nasıl davranırsa davransın ya da yargılasın daima haksız olduğunu bilir.

Bir keresinde dostlarımdan biri sormuştu; "Haklı mı olmak istiyorsun mutlu mu?" diye.
“Haklı olmadan mutlu olabilir miyim ki? ”diye sordum kendi kendime.. O zamanlar bilmiyordum, daha doğrusu kabullenemiyordum; meğer ben en başından haksızmışım, mutluluğu isteyeyim öyle ise...

"İnsan paylaştıkça vardır.” dedi Meczup.
Çokça durdum bu sözünün üzerinde, ne de olsa derin düşünmeye başlamıştım bir kere...
İnsan kendini ifade edebildiği kadar vardır başkalarının gözünde.
Bizler, kendimizi ne kadar doğru ifade edebiliyoruz acaba?
Sorular, soruları doğuracak, bu gidişle de bize hiçbir zaman sıra gelmeyecek...

Pek meşakkatliymiş insanlarla yaşamak, çünkü öylesine zormuş susmasını bilmek ve insan bütün bir yıl sustu mu gevezeliği unutur, konuşmayı öğrenirmiş.

Affedersiniz fazla konuştum, şimdi de biraz Âşık’lar konuşsun:
Gönül kafeste durmaz uçar,
Dünya bir han konan göçer,
Ay dolanır yıllar geçer,
Dostlar beni hatırlasın.

Ben ulaşamadıklarımın gözünde, sözünde, kalbinde daima iyi hatırlanmak isterim...